150 TL ÜZERİ KARGO ÜCRETSİZ!

 

 

 

 

İnsana daima bir şeyler bahşediliyor, kader her an, her nefeste yeniden yazılıyor… Biz ise bize bahşedileni, kaderimizi Türkiye’nin dört bir tarafında köylerde başlayan yolcuğumuzun sonunda tekrar dönüp dolaşıp kendi özümüze, köyümüze döndüğümüzde anlamıştık.

İnsanın frekansına göre kavrayabileceği düzeyde boyutlar açılır ve bilgi gelir. Bize gelen bu bilgi ise idrak edeceğimiz bir noktada gelmişti. Her şeyin bir olma vakti var, bizim olma vaktimiz ise ekmekle tanışmamızla oldu.

Geçmişte ekoturizm yaptığımız köylerde ürettirdiğimiz ekmekle olan yolcuğumuzdan daha ötede bir şeydi bu çünkü hayatımızın tam ortasına girecek ve tüm hayatımızı baştan yaratacaktı. İşte şimdi bizim ekmekle olan yolculuğumuz asıl yeni başlıyordu...

İşe önce atamızdan kalan ahırı dönüştürerek başladık. Ahırın tadilatı bitip atölyeye dönüştüğünde ise son derece hijyenik ve geleneksel bir yapıya büründü. Marka ismimize karar verme aşamasında ise bu işin bize bir yazgı olduğunu, köyümüzün isminin başka bir anlamı daha olduğunu öğrendiğimizde anladık. Kersen bizim bilmediğimiz ne anlama geliyor olabilirdi ki?

 

Bugüne kadar karşımıza çıkmayıp tam olması gerektiği zamanda karşımıza çıkan o cümleleri okurken bulduk kendimizi… İşte o an bizi hem derinden sarsan, hem de köyümüz Kersendüz’ü markalaştırmamıza karar vermemizi sağlayan cümleler şuydu; Kersen, içinde hamur yoğurmaya yarayan ağaç tekneye verilen isimdir.

Sonraları araştırdık ki Kersenden ilham alan sadece biz değil Erzincan Refahiye ilçesine bağlı Kersen köyünün 500 yıl önceki sakinleri de vardı. Bize bu bilgiyi veren Kersen köyü sakini ise şu bilgiyi bizimle paylaştı; ‘’ Dedelerimiz 500 yıl önce bu köye göçmüşler ve ekmeğimizi madem Kersen’den çıkarıyoruz köyümüzün ismi de Kersen olsun’’ demişler. Böylelikle Kersen köyü doğmuş.

Bu ahşap tekne yani Kersen eskiden evlerin olmazsa olmaz parçasıydı, geçmişte evlerde birkaç kuşak bir arada yaşarken bu miras nesilden nesile devredilirdi.

Atalarımız hep bu miras ile hamur yoğurdu, şimdi ise biz bu mirası onlardan devraldık. Ve biz de bu kadim mirası zamanı geldiğinde devredeceğiz.